BİR SANAT ESERİNİN FİYATINI NE BELİRLER.

Sanatçı dostlarla atölyede toplandık, çay içiyoruz, sanat üzerine konuşuyoruz. Birden bire konu sanatçının ürettiği eserlerin satışına, sunumuna geldi. Dostlar fikirlerini sundukça, öyle güzel bir yere gitti ki konuşmalarımız, keşke en başından konuşmalarımızı kayıt altına alsaydık diye de düşündük..

Sanatçı eserini kendisi satmaz, eser kendi kendisini satar. Bu ne demektir diyeceksiniz şimdi?

O eseri değerli kılan üzerinde ki imzadır. Sanatseverler aslında o eseri satın almıyor, üzerinde ki imzaya ödeme yapıyor. Bir örnekle açıklayayım size.

Türkiye’de ki kullanımda olan kağıt paralarımız 5, 10, 20, 50, 100 ve 200.-TL den oluşuyor. Aslında bu paraları değerli kılan daha doğrusu değerini belirleyen üzerinde ki yazan rakamlardır. 5.-TL nin kağıdı, mürekkebi 200.-TL ye göre daha mı ucuz, maliyeti daha mı az? Değildir. Bir başka söylemle, 200.-TL kağıt para basılınca matbaa işçileri daha fazla ücret almıyorlar.

Sizlere bir başka örnekle konuyu biraz daha açmak istiyorum. Bir an düşünün, geçerliliği olan kağıt paralarımızın üzerinde hiçbir rakam yok. Boyutları, renkleri, görüntüsü aynısı olsun, sadece üzerlerinde rakam yok. Sizce bunların değeri nedir, hangi değer üzerinden değişimi sağlayacağız. Elimizde hiçbir geçerliliği olmayan renkli kağıtların dışında hiçbir şey olmayacak.

Bir sanatçının eserinin fiyatını da üzerinde ki imza belirler. Kağıt paraların üzerinde yazılan rakamların o paranın değerini belirlediği gibi.

Sorun şimdi başlıyor, imza nasıl para edecek. Sanatçı imzasını attığı eserini nasıl değerli kılacak.

Kısaca konu başlıklarıyla biraz da bunlardan söz edelim.

Eser orijinal, özgün olacak. Taklit, kopya, bir başka sanatçıdan aşırma, kopyalama olmayacak. Etkilenme ise olabilir. Ancak makul ve etik kurallar çerçevesinde neden olmasın. Burada da ölçüyü iyi ayarlamak gerek.

Bir sanatçı her konuyu çalışmalı, teknikleri ve malzeme kullanımını iyi bilmeli. Ancak bir konuda ve bir teknikte, malzeme kullanımında çok ama çok iyi olmalı. İşte ustalık burada saklıdır. Bir konuda çok iyi olursan usta olmuşsun demektir.

Bir konu ve teknik üzerinde olgunlaşmak dünden bu güne olmaz. Sabır ve uğraşı gerektirir, bilgi ve beceri gerektirir. Araştırmak, kitap karıştırmak gerektirir. Yani yıllar, yıllar diyelim biz buna… Ama imkansız değil.

Kurumsallaşmış, koleksiyoncu ve sanatçı kadrosuyla bir takım olmuş sanat galerisi ile çalışıyor olmak. Zaman içerisinde böyle bir sanat galerisi ile çalışmayı hedeflemek te başarıya giden yolda yürümek demektir.

Yurtdışında sergiler yapmak, Edirne’den bir adım dışarıya çıkmak açılmak.

Burada saydıklarım sadece birkaç tanesi, daha çok var. Yapılması gereken bunlar. Yapılmaması gerekenlerin başında ne geliyor biliyormusunuz? Kötü yapın, çirkin yapın, yanlış yapın kendi resminizi yapın, kopya resim yapmayın..

Özgün olun, siz olun.

Sevgiyle kalın, sanatla kalın.

HİKMET ÇETİNKAYA