Hayatı okumak; yani yaşamadan önce gayemizi belirlemek.

Nedir gaye ve nasıl okunur bu kısacık hayat? Var mı bileniniz? Var mı izah edebilecek önce kendine ?

Samimiyet diye başlamak isterim izninizle. Ne yaparsa yapsın İNSAN; ama samimi olmalı bu hayatta. Yapamasa da yapamıyorum diyebilip; korumalı gayesini; korumalı çizgisini INSAN.

3 yanlış 1 dogruyu götürmez bu hayat; bilakis 1 yanlış götürür tüm doğruları. Bir kefede eğreti durur ya zaten Doğru ile YANLIŞ.

INSAN; hangi din, dil, ırkta yaşarsa yaşasın bu hayatı, samimi olmalı, INSAN olmalı. Şerefli olmalı, izzetli, onurlu olmalı. İnandığı gibi konuşup, konuştuğu gibi yaşamalı âdeta. Farkımız olmalı Millet olarak tenkit ettiklerimizden. Tıpkı Millî Şair Akif in siyasi bir görev için 1. Dünya Savaşı başlarında gittigi Almanya dönüşü "Avrupayı nasıl buldunuz" sorusuna üzerinden yaklaşık 100 yıl geçmesine rağmen bugün bile geçerliliğini malesef yitirmemiş o üzücü ve de düşündürücü gerçeği sessizce nesillere haykırarak "DİNLERI VAR İSLERIMIZ GIBI, İŞERİ VAR DİNİMİZ GİBİ" diyerek gayemizi sorgulatmıyor mu Sizce?

Tabii ki çok okuyup içi boş olanlara, insanlara faydalı olmayanlara, işgal ettiği makam ve pozisyonların hakkını layıkıyla vermeyenlere de dokunduruyorum. Ailelerimize ve de etrafımıza da yaşayarak örnek olmamız gerektiğinden bahsediyorum. Çok çalışmaktan, faydalı işler yapmaya çalışmaktan bahsediyorum. Insan ömrünün dünyanın yaşına bakarak ne kadar küçük ve acizliğini düşünerek insanlığa eserler bırakma niyet ve gayretinden bahsediyorum.

Çok anlatıp sadece nasihat verenlerden değil; İNSAN GİBİ HAYATI OKUYUP YAŞAYANLARDAN OLMAK temennisiyle...

Saygı ve selam ile...

Yücel ŞİRİN'den alıntı