KENTİ YUNAN İŞGALİNDEN KURTARAN

İSMET PAŞA’nın KAFASINA TAŞ..

ZULÜM İLE KİMSE ABAD OLMAMIŞTIR

30 Nisan -1 Mayıs 1959 UŞAK OLAYLARI

*

Demokrat Parti 1957 seçimlerinde beklemediği ölçüde büyük yara almıştı.. Ekonomik krizle gelen yokluklar DP hükümetini zora sokmuştu.. Menderes, kredi musluklarını kapatan ABD’yi sıkıştırmak için Sovyetler ile ilişki kurma yoluna gitmişti.. Hükümet ekonomik krizi gölgelemek adına Suriye sınırına asker yığmıştı. Bu ortamda canlanan muhalefetin sesini kısmak adına faşizan tedbirlere başvuruyordu..

İşte bu ortamda CHP lideri İnönü EGE Gezisi düzenlemişti. Tarihler 30 Nisan 1959 dediğinde ilk durak UŞAK olacaktı..

Demokrat Parti’nin Namık Gedik adında çok keskin bir İçişleri Bakanı vardı.. CHP’nin gezisini haber alır almaz, İsmet Paşayı koruma sorumluluğunu alamayacaklarını, bu seyahatten vazgeçmesini istedi.. Bununla yetinmedi; Bu geziyi engelleyecek tedbirleri uygulamaya koydu.

Ankara tren istasyonunda İnönü’yü uğurlamaya gelenlere polis engel oldu..

İsmet Paşa Eskişehir İstasyonunda halka hitap etmek isteyince Paşanın treni ile karşılayanlar arasına bir yük katarı sokuldu.. Buna rağmen İnönü konuşmaya başlayınca da çevreye yerleştirilmiş iş makinelerinin düdükleri çalmaya başladığı görüldü...

İsmet Paşanın gezisinin hemen öncesinde 15 kişilik bir DP heyetinin aynı güzergahı izleyerek Uşak’a gittiği ve Uşak Valisi ile toplantı yaptıkları öğrenilmişti..

İsmet Paşa’nın treni Uşak’a vardığı anda gerginlik hissediliyor.. Hoparlörlerden sürekli Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununu hatırlatan anonslar yapılırken, öte yandan köylerden kente Nafia’nın [Bayındırlık] kamyonlarıyla Demokrat Partili militanlar taşınıyor.

Bu şartlar altında İsmet Paşa trenden inip üstü açık bir araçla CHP İl kongresinin yapıldığı salona doğru yol alırken… DP il binasının önünden geçtikleri sırada DP İlçe Başkanı Eşref Öğün elindeki cam bardağı İsmet Paşa’ya doğru fırlatıyor.. O bardak İnönü’yü değil, gazeteci Hamdi Avcıoğlu alnından yaralıyor..

İsmet Paşa CHP Gençlik Kolu Kongresinde bir konuşma yapıyor, ekonominin çok kötüye gittiğinden söz ediyor, partizan radyo ve idarenin faşizan uygulamalarını anlatıyor

Buradan Atatürk’ün kaldığı ve Yunan komutanı General Trikopis’le görüştüğü eve ziyaret planlanıyor. Uşak Emniyet Müdürü Adnan Çakmak ve Jandarma Alay Komutanı Abbas Yavuzdemir, validen aldıkları emir üzerine İsmet Paşa’ya gidip ziyaretten vazgeçilmesini istiyorlar.

***

(Emniyet Müdürü A. Çakmak daha sonra olaylar nedeniyle açılan davada, valinin kendisine “İnönü’yü bırakmayacaksınız; icap ederse vuracaksınız” diye emir verdiğini söyleyecek, Vali İlhan Engin de 27 Mayıs askerî darbesinden sonra 1 Haziran’da tutuklandığında, “Bana emir veren Bakan Namık Gedik idi; şimdi nasıl ispat ederim?” diyecektir.

Yine vali, Uşak Cumhuriyet Savcısı Muzaffer Mert’in ifadesine göre şoförüne İnönü’yü vurup vuramayacağını soruyor, “silahım yok” cevabını alınca yanındaki jandarma erinin tabancasını zorla alıp uzatıyor. Jandarma eri durumu komutanına bildirince şoför bulunuyor ve tabanca geri alınıyor. Emniyet müdürünü ve jandarma alay komutanını görevden alan vali, sonradan açılan davada böyle bir vurma emri vermediğini söyleyecektir.)

***

30 Nisan’ı 1 Mayıs’a bağlayan gece İsmet Paşa’nın misafir kaldığı evin mahzeninde yangın çıkıyor, fakat büyümeden söndürülüyor.

Sabah, tren istasyonuna doğru yola çıkılıyor. İstasyon yakınında kalabalık bir gurup aracın önünü kesiyor.. . İnönü kalabalığa doğru yürüyor, Onu korumak için öne geçmeye çalışan CHP milletvekillerine “Bırakın. Ben yolumu açmasını bilirim!” diyerek kalabalığın üzerine yürüyor.. Kalabalığı yarıp geçiyor. Bu sırada, kalabalığın içinden atılan bir taş, İnönü’nün kafasına gelmiş, sendeleyen ve arkadan gelen kalabalığın itmesiyle yere düşen İnönü, kendi çabasıyla doğrularak, hiçbir şey olmamış gibi trene doğru ilerleyerek, trene binmiştir. İnönü vagonuna yerleştiğinde, gazetecilerin bindikleri vagon taşlanıyor. Atılan taşlardan bazı gazeteciler yaralanıyor. Bu arada Uşak CHP ilçe başkanı Muzaffer Mert kalçasından bıçaklanıyor.

Geziye katılan 11 gazeteci ortak bir bildiri hazırlayarak hakaret ve darp olaylarını protesto ediyorlar.

Aynı bugünkü gibi Uşakta yaşanan bu olaylara yayın yasağı getirilmiştir..

****

Üstelik İçişleri Bakanı Namık Gedik olayları Demokrat Parti’yi mağdur ilan edip CHP’yi suçluyor: “Tertipçilerin büyük Ege taarruzunu düşünüp mevki-i tatbike koyanların ta kendileri olduğundan şüphe yoktur. Memleketin huzur ve asayişine bu derece kastederek tertipler yapmağa kimsenin hakkı yoktur” diyebiliyor..

CHP, İçişleri bakanı Namık Gedik hakkında meclise soruşturma önergesi veriyor ama DP’li vekillerin oylarıyla reddediliyor. Dahası bazı CHP milletvekillerinden oturumlardan çıkarılma ve ihtar cezaları uygulanıyor. İsmet İnönü’nün dokunulmazlığının kaldırılması için tezkere hazırlanıyor..

***

Demokrat Parti olaylara yayın yasağı koyarak toplumdan gizlese de ve Meclis çoğunluğuna dayanarak kazanmış gibi gözükse de; Uşak olayları tarihin kara sayfalarına kazınmayacak şekilde kaydedildi..

Üstelik o gün kapatıldığı sanılan olayların gün gelip tekrar açıldığı acı bir şekilde görüldü..

Sonradan yapılan yargılamalar göstermiştir ki; Uşak olayları bugün de siyasetin çirkin emellerine alet olan devlet erbabı için kıssa-dan hisse alınacak güzel bir örnektir..

Mehmet Kurthan 25 Nisan 2019